|
İzmir, 1950. İstanbul
Üniversitesi İngiliz Filolojisi mezunu (1981).
Beş çocuklu bir memur
ailesinin ilk çocuğuydu. Babası, İzmir Belediyesi’nde,
yazları seyyar vergi tahsildarı, kışları sinemalarda
bilet kontrol görevlisi olarak çalışan ilkokul mezunu
bir memurdu. Annesi okuryazar değildi. Büktel, ilkokul
3. sınıftan itibaren, öğrenimini pek çok işe girip
çıkarak sürdürdü.
Gevrek (simit)
satmakla başladığı çalışma hayatı boyunca, matbaa
çıraklığı, dolmuş muavinliği, fırça imalathanesinde
işçilik, büfe kasiyerliği, seyyar gazete satıcılığı,
sinemada bilet kesicilik, lokantada bulaşıkçılık, İzmir
Fuarı’nda (Zeki Müren’in çalıştığı Manolya Çay
Bahçesi’nde) minder ve gazoz satıcılığı, anketörlük,
pazarlamacılık, dershanede ve evlerde İngilizce
öğretmenliği, Marmaris ve İstanbul’da turistik eşya
dükkanı tezgâhtarlığı, THK adına koyun postu
toplayıcılığı, İstanbul Gezi ve Avrupa otellerinde
resepsiyonculuk, reklam yazarlığı, skeç yazarlığı,
çevirmenlik, seyyar kitap satıcılığı, sinemada
figüranlık, TV’de oyunculuk gibi daha sayamadığı envai
türlü işe girip çıktı. Dokuz yaşından beri, hayatını
kazanmak için ne iş bulursa yaptı. Şu sıralar İstanbul
2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesine bilirkişilik de
yapıyor.
Orta öğrenimini İzmir
Namık Kemal Lisesi’nde tamamladıktan sonra, İstanbul
Üniversitesi’nin İngiliz Filolojisi bölümünden mezun
olmuştur (1981). Şiirleri ve şiir çevirileri Oluşum ve
Varlık dergisinde yayınlanmıştır (1978-1985).
Yayınlanmış eserleri:
“Theope”
Oyun, 3 perde.
1. BASKI (5400 adet):
Taş Kitaplar, 1993
2. BASKI (1500 adet):
Çitlembik Yayınları, 2007)
“Shakespeare’siz Herifler”
(Oyun, 2 bölüm.
Dramatik Yayınlar,
1998.)
“Türk Tiyatrosundan İnsan Manzaraları”
(Eleştiri.
Dramatik Yayınlar,
1998)
“Eleştiren Oyunlar”
(Tiyatro antolojisi.
Dramatik Yayınlar,
1998.)
“Yönetmen Tiyatrosuna Karşı”
(Eleştirel inceleme.
Kaknüs Yayınları,
2001.)
“Tilki”
(Roman. D. H.
Lawrence’dan çeviri.
İyi Şeyler
Yayıncılık, 1998.)
“Fiyasko”
(Roman.
Çitlembik Yayınları,
Mayıs 2005.)
Büktel’in ilk oyunu
“Theope” hakkında, metni okuyan bazı kişiler
şu değerlendirmeleri yapmıştır:
“İnsanı
sinirlendirecek kadar
mükemmel yazılmış
bir oyun”
SEÇKİN SELVİ
“Theope Türk
tiyatrosunda
yepyeni bir kulvar
açıyor.”
CÜNEYT TÜREL
“Theope, Nobel’i
hak ediyor.”
HAMDİ ALKAN
“Hayran oldum.”
CİHAN ÜNAL
“Türkiye'de 'oyun
okunmaz' yargısını kıran oyun.”
HİLMİ BULUNMAZ
“Büyülendim.”
HASAN ALİ TOPTAŞ
“Theope’yi kendi
oyunlarımın hepsinden
daha çok
beğeniyorum.”
MEMET BAYDUR
(Theope) “Freud
okumuş bir Sophokles’in
oyunu olabilirdi.”
SELÇUK EREZ
“Theope Türk dilinin Hamleti'dir, ama Hamlet'i
çıkardığınızda geriye devasa bir Britanya tiyatrosu
kalır, Theope'yi çıkardığınızda ise koca bir serap ve
birkaç damla su.”
ACAR BURAK BENGİ
“‘Savaşa hayır
sevgiye evet’ mesajı veriyor.
‘savaşa hayır’
demenin suç olduğu
memleketimizde
hayli cesur bir mesaj.”
NAZLI ILICAK
(Tercüman 24 Ekim 1990. Sayın Ilıcak, gazete yazısında
metni değil, İBŞT'da seyrettiği "Theope"yi
değerlendirmektedir.)
"Theope'yi okumadınızsa, Türk
dilinin nelere kadir olduğunu tam olarak bilemezsiniz."
BİROL GÜVEN
Büktel’in
“Theope” adlı oyunu, İstanbul Şehir
Tiyatrosu’nun Harbiye’deki Muhsin Ertuğrul sahnesinde
(1990) ve (Büktel’den izin alınmaksızın) Lefkoşa Şehir
Tiyatrosu’nda sahnelendi (1997). Ama hem İstanbul hem de
Kıbrıs’taki yönetmenler, okurları fazlasıyla
heyecanlandıran bir metin olduğu halde “Theope”yi
vandalca budamışlar, eseri seyirciye neredeyse yarı
yarıya kısaltarak sunmuşlardı.
“Theope”ye
uygulanan vandalizmi tiyatromuzdaki profesyonel ve
ahlaki yetersizliğin en somut kanıtı olarak gören Büktel,
vandalizmle mücadele etmeye karar vererek, 1992’den
itibaren, dergi ve gazetelerde “Türk Tiyatrosundan
İnsan Manzaraları” ana başlığı altında birtakım
eleştiri yazıları yayınlamaya başladı. Eleştirilerini
mutlaka tanık, kanıt ya da belgelere dayandırıyor;
eleştirdiği kişileri suçlamaktan korkmuyor ve suçladığı
herkesin adını mutlaka açıklıyordu. Büktel, bu sayede
pek çok düşman kazandı. Eleştirilenler, Türk
tiyatrosunda subaşlarını tutmuş “mühim şahsiyetler”
oldukları için, Büktel’e “açıkça, mertçe, Türkçe” cevap
veremeseler de; başka yöntemlerle cevap vermeyi
bildiler. Büktel’in oyunları, 1990’dan sonra,
Türkiye’nin herhangi bir ödenekli ya da profesyonel
sahnesine, bir daha asla, çıkarılmadı. Örneğin, Devlet
Tiyatrosu yöneticileri, Büktel’in
“Theope”sini
(1990 yılında DT repertuarına alınmış olmasına rağmen)
seyirci karşısına asla çıkarmadılar.
(Burada bir parantez
açarak,
Özdemir Nutku skandalını
hatırlatalım: DT Repertuar Kurulu başkanı Prof. Özdemir
Nutku,
“Theope”nin sahnelenmesini engelleyebilmek
uğruna, otuz tiyatrocunun katıldığı resmi bir toplantıda
—DT’nin Mayıs 2005 tarihli koordinasyon toplantısında—
Fransa’da
“Theope” adlı ikinci bir oyunun bulunduğunu
söyleyerek,
“Theope”nin çalıntı bir eser olduğunu ima
etti. Bunun üzerine,
"Özdemir Nutku Yalan Söylemediyse
Belge Göstermelidir” başlıklı bir yazı
yazarak kendisini ikinci “Theope”nin belgesini
göstermeye davet eden Coşkun Büktel’e; Özdemir Nutku,
“Coşkun Büktel’e Yanıt”
başlıklı bir yazıyla cevap verdi. Yazısında
iddiasını tekrarlayan ama belge göstermeye yanaşmayan
Nutku, söz konusu DT toplantısında bulunmuş olan DT
sanatçısı Şahin Ergüney’i, Büktel’e yanlış bilgi
vermekle suçladı. Ama Şahin Ergüney, Nutku’nun
suçlamasına,
“Theope Üzerine Özdemir Nutku’ya
Yanıt” başlıklı bir yazıyla cevap verdi.
Ergüney, toplantının
kamerayla kaydedilmiş
görüntülerini içeren CD’yi bulmuş, Nutku’nun
sözlerini
CD’den aynen aktararak,
doğruyu Özdemir Nutku’nun değil, kendisinin söylediğini
kanıtlamıştı. Özdemir Nutku, Şahin Ergüney’i asla
yanıtlayamadı.
“Theope”yle ilgili çalıntı iddiasını
belgelemeye gerek duymayan,
“Theope”yi engellediği için utanç duymayan,
bilimselliğe aldırmayan Özdemir Nutku, sanki, dünyanın
en bilgin profesörü olamadığından, hiç değilse en
“pişkin” profesörü olmaya çalışıyordu. Nutku'nun
sessizliğini cevap olarak kabul etmeyen Büktel, Nutku’yu
kanıt göstermeye veya özür dilemeye çağıran ikinci bir
yazı yazdı:
“Özdemir Nutku İnsanların
Yüzüne Nasıl Bakabiliyor?”
başlıklı bu yazıya, ve
“Theope”yle ilgili tüm diğer polemik
yazılarına coskunbuktel.com'un
polemik bölümündeki,
Theope Polemiği
dosyasından ulaşabilirsiniz.)
Onca övülmesine ve
yaygın bir kitle tarafından neredeyse fanatik biçimde
sevilmesine ve yıllar önce tükenmiş ilk baskısının
fotokopileri elden ele dolaşıyor olmasına rağmen,
“Theope”, (Büktel’in eleştiri yazılarıyla
fena halde hırpaladığı) tiyatro oligarşisince aforoz
edilerek; Türk tiyatrosunun lanetlenmiş klasiği haline
geldi.
Büktel’in
yayınlanmaya hazır bekleyen diğer eserleri :
“Tarih
Taksiratınızı Affetsin”
(Eleştiri ve polemik
yazıları)
“Bir İntihar Mektubu Teşebbüsü”
(Şiirler. 1978-1985)
“Haram Lokma Sendromu”
(Müzikli skeçlerden
oluşmuş bir komedi.)
“Sıfır Riskli Vaatler”
(Mizah hikâyeleri.)
“İkinci Geliş”
(Roman.)
Tiyatro oligarşisince
aforoz edildiği için, son birkaç yıl içinde sinema
sanatına da yönelen Büktel, “İkinci Geliş”,
“Jigolo” ve
“Fiyasko”
adlarıyla art arda üç senaryo yazdı.
“Fiyasko”,
filme çekilmek üzere, Sinan Çetin tarafından Plato Film
adına satın alındı. Büktel, bu üç senaryosundan ikisini
romana dönüştürdü.
“Fiyasko”nun
romanı Çitlembik Yayınları’ndan çıktı (Mayıs 2005),
“İkinci Geliş”in romanı ise yakında
yayınlanacak.
Coşkun Büktel;
yayınlanmış, sahnelenmiş ve sanatsal değeri profesyonel
sanatçıların övgüleriyle onaylanmış yedi adet kitabın ve
yayımlanmaya hazır bir sürü başka kitabın yazarı olduğu
halde, adına hiçbir ansiklopedi veya edebiyat sözlüğünde
yer verilmeyen; ülkemizdeki (ve büyük bir ihtimalle de
“yeryüzündeki”) tek yazardır.
(GÜNCELLEME: ihsan
Işık,
"Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür
Adamları Ansiklopedisi"nin 10 ciltlik yeni
basımına, bu sayfada okuduğunuz biyografinin kısaltılmış
ve "yavan" bir versiyonunu ve çamur gibi bastırdığı bir
fotoğrafımı dahil ederek, bugüne dek gururla taşıdığım
unvanıma son verdi.)
Büktel'in yaşamından bazı anekdotları okumak için
Postexpress'in Büktel röportajına bakabilirsiniz:
"Haklılar Değil, Suçlular Güçlü"
Büktel
hakkında yazılmış en önemli
yazı:
Feridun Çetinkaya:
"Coşkun Büktel Tiyatro
Oligarşisine Karşı"
Büktel'in internette yayınlanmış en önemli
yazısı:
"Çığ Aslında Nedir Neyi Sarsıyor?"
Coşkun
Büktel'in, coskunbuktel.com'da yayınlanmış yazılarının
toplu listesine ve linklerine ulaşmak için...
...Tıklayınız
|